İki Boyut
- İdealizm; fikircilik, teorik düşünenler, idealciler.
- Ampirizm; deneycilik, pratik düşünenler, uygulamacılar.
Bir uçta idealizm, diğer uçta ampirizm var gibi konuşuyoruz. “Fazla idealist bakıyorsun” diyoruz örneğin “biraz pratik olman lazım”. Pratik olmanın idealistliği bırakmak gibi bir zorunluluğu varmış gibi.
Ben bu ikiliyi tek çizginin iki ucu olarak görmüyorum. Bu ikili ayrı birer boyut ve birlikte oluşturdukları şey bir çizgi değil bir düzlem.
Deneyimli
↑
|
Usta | Uzman
|
Teorisiz ←----------+-----------→ Teorili
|
Acemi | Danışman
|
↓
Deneyimsiz
İdealizm ile ufuk genişletiyoruz, ampirizm ile de o ufka doğru yürüyoruz. Ve ancak bu ikisi birleşince bir yere varıp, bilgi sahibi olabiliyoruz.
Düzlemin en uçlarını bağlamsız ifade etmek gerekirse;
- Tam deneyimli, tam teorili: O şeyin en bileni
- Tam deneyimli, hiç teorisiz: O şeyin en yapanı
- Hiç deneyimsiz, tam teorili: O şeyin en konuşanı
- Hiç deneyimsiz, hiç teorisiz: O şeyin en boşu
Deneyle insan tanınsaydı esnaf babam psikolog olurdu.
Peki başlangıçta ne yapmalı, yani acemi biri nasıl ilerleyecek? Hatta o alan yepyeni bir alansa, yani o alanın ne teorisi ne deneyimi henüz yoksa nasıl ilerleyeceğiz? Yani aslında tavuk-yumurta paradoksunu soruyorum: fikir mi deneyden, deney mi fikirden…
Önce deney diyeceğim gibi geliyor biliyorum, ama önce fikir.
Fikir yoksa, deneyin tabi olduğu konu muğlak olduğundan, deney deney değildir. Fikirsiz deney olmaz. Peki konu yeniyse onun fikrini nereden doğuracağım?
Fikir yoksa, rastgele ve hatta kasıtlı olarak saçma şeyler yapmak gerekir. Neyi denediğini bilmeden, bir şey çıkması umuduyla kasıtlı saçmalamak. Sonra o saçmalamayı bırakıp, o saçmalığa bir bakmak gerekir. Örüntü aramak, örnek aramak gerekir. Eğer saçmalığın içinde anlamlı gibi görünen bir şey var ise onu fikre çevirmek demek fikir üretmek demek oluyor. Al sana yumurta.
Başlangıçlar zorunlu olarak saçmadır.
Şimdi deney yapabilirsin. Sonra deney üzerinden fikir olgunlaşır ve yeni deneyler tasarlar, acemilikten sağ üste doğru ilerlersin. Çok deney ile o işin yapanı, çok fikir ile o işin konuşanı, ikisini de yaparsan o işin bileni olursun.